28 Kasım 2015 Cumartesi

                         MUTLU OLMAK

                   Mutluluk nesnel tanımı olmayan kelimelerden biri bence. Her insan için tanımı farklı, her insanın ortak amacı..
                    Peki nedir mutluluk? 
-Mutluluk paylaşmaktır. Bazen sevdiğin bir bir yemeği bazen cebindeki son parayı paylaşmaktır. 
-Yardım etmektir mutluluk. En gerekli anlarda işe yarayan olmaktır, sorunları çözmektir.
-Ağlayan birinin yüzünü güldürmektir mutluluk.
-Etraftaki bakışlara aldırmadan canının istediğini yapmaktır, bazen saçmalamaktır mutluluktuk :) 
-Yağmurda ıslanmaktır mutluluk, saçlarının bozulmasına aldırmamaktır.
-Mutluluk size sürekli söylenen ama deli gibi de seven anne babaya sahip olmaktır.
-Mutluluk kek yapmaktır sevdiklerine.
-En sıkı dostlarınla koyu bir sohbete dalmaktır mutluluk.
-Mutluluk bazen hiç tanımadığınız birinin duasını almaktır.
-Kocaman, ağır bir anneanne yorganın altında deliksiz bir uykudur mutluluk.
-Hunharca çikolata yemektir mutluluk :)
-Kocaman bir sarılmadır mutluluk.
-En yorgun anınızda otobüste oturacak yer bulmaktır mutluluktur.
-Bazen de bir köpeğin başını şefkatle okşamaktır. 
-Anne karnındaki bebeğin kalp atımlarını dinlemektir, vay be demektir :)
-Sevdiğin işi yapmaktır mutluluk.
-Mutluluk kahve içmektir :)
-Sağlıktır mutluluk
-Bazen de bir bebeğin tatlı kıkırtılarıdır.
-Aşık olmaktır mutluluk.
-Bazen de hedeflerine ulaşmaktır.
-Dans etmektir mutluluk, yaşamdan keyif almaktır.
-Sevdiğiniz insanın gözleridir mutluluk ışıl ışıl parlayan..





Ve bazen de yeni bir hayata tanık olmaktır mutluluk. Heycandır, huzurdur, miniciktir, sıcacıktır :) 

Peki sizin mutluluklarız neler? :)

21 Kasım 2015 Cumartesi

                                 PİŞMANLIK

                  Pişmanlık nedir? Pişmanlık, şimdiki halimizin, geçmişte bir şeyi daha farklı biçimde yapmış olsaydık, daha iyi olacağı ya da daha mutlu olacağımız hissidir. 
                 Peki pişmanlık hissetmemek elimizde mi? Pişmanlık hissetmemek aslında sosyopatların birkaç temel teşhisinden biri. Bu bir bakıma da bazı beyin hasarlarının göstergesi. Ön orbital korteksinde hasar olan insanların en açık kötü kararlarda bile pişmanlık duymadıkları gözlemlenmiş. Yani eğer pişmanlıksız bir hayat istiyorsanız sizin için bir ihtimal var. Bunun adı lobotomi :) 
                 Hayatta en çok hangi konularda pişmanlık duyarız? En çok pişmanlık duyduğumuz şey açık ara eğitim. Listedeki diğer şeyler ise kariyer, ilişkiler, kendimiz hakkında aldığımız bazı kararlar ve yaptığımız tercihler, boş vakitlerimizi nasıl değerlendirdiğimiz ya da daha doğrusu nasıl değerlendiremediğimiz.
                 Gerçekten önemsediğimiz ve derin pişmanlık duyduğumuz şeylere gelelim. Bunlar bize nasıl hissettirir? Hepimiz cevabı biliyoruz. Çok kötü hissettiriyor. Pişmanlık berbat bir his. Pişmanlığın dört bileşeni var. Birinci bileşeni reddediş. Sorunu çözmeye çalışmıyoruz ya da neden kaynaklandığını anlamaya çalışmıyoruz. Sadece yok olsun istiyoruz. İkinci bileşeni yabancılaşma duygusu. "Ben bunu nasıl yapabildim?". Üçüncü bileşeni empati. Pişmanlığımız karşısında kendimize sağlam bir yumruk atmak isteriz. Dördüncü bileşense saplanıp kalmak. Olayları tekrar tekrar kafamızda yaşamak. Psikolojik kaynaklara baktığımızda bunlar pişmanlığı tanımlayan dört kalıcı bileşen.
                Sorun şu ki hayatta bazı şeyleri hunharca değiştirmek istiyoruz ama yapamıyoruz. Bazen bilgisayarlardaki Control-z yerine aslında sıfır kontrolümüz oluyor. Aramızda kontrol manyağı ve mükemmelliyetçi olanlarımız için bu çok zor biliyorum çünkü her şeyi tek başımıza yapmak ve doğru olanı yapmak istiyoruz.
                Peki bununla nasıl başedebiliriz? Öncelikle pişmanlıkların herkes için geçerli olduğunu bilip rahatlamak gerek. Diğer yol ise kendimize gülebilmeyi başarmak ve son olarak da zamanın geçmesi. Bazı pişmanlıklarınız aslında düşündüğünüz kadar da kötü değil.
                Mesele hiç pişmanlık duymamak değil. Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmemiz. Yaptığımız kusurlu şeyleri sevmeliyiz ve onları yaptığımız için kendimizi affetmeliyiz. 
               Pişmanlık, bize kötü yaptığımız şeyleri değil de daha iyisini yapabileceğimizi hatırlatmalı. Hayattaki en pişman olduğunuz şeyi hatırlayın ve çok daha iyisini yapabileceğinizi unutmayın ;)






13 Kasım 2015 Cuma


                                   ASLOLAN..

                 Hayat insana sürekli seçenek sunan bitip tükenmeyen bir anketör. Nelere 'evet' nelere 'hayır' dediğine göre bir sonraki soruya bir sonraki seçeneklere yönlendirip duruyor. Peki ya siz, genelde hangi seçeneği işaretlersiniz?
                Neyi neden seçiyorsunuz bilemem ama anlayabilirim. Benim derdim vazgeçenlerle. Düşünsenize hayatta bir şeyi çok istiyorsunuz, her gün bir çaba,bir mücadele, her gece duanda.. Sonra pat! Biri geliyor, 'hayır, bunu yapma. Yapmayacaksın çünkü istemiyorum' diyor ve bunun adını 'benim için' FEDAKARLIK koyuyor. Pardon?! Ankette beni seviyor musun sorusuna 'evet' bu hayalini istiyor musun sorusuna 'hayır' cevabını işaretlemeniz isteniyor. 
               Şunu hiçbir zaman anlayamadım; fedakarlık vazgeçmek, bırakıp gitmek midir? Değildir arkadaşlar. Vazgeçmek kolaydır, devam etmek zordur, karşısına geçmek kolay, arkasında sapasağlam durmak zordur. Sizi seven insan aynı zamanda sizi neyin mutlu ettiğini bilir. Hedefinize giden yolda sizin kanatlarınızı kırmaz size bir kanat da olur daha da yükseklere uçabilmeniz için. Ankette hangi hayalinize 'evet' diyorsunuz bilemem ama yeri geldiğinde yanlış insanlara da 'hayır' demesini bilin. Hayatınıza, hedeflerinize bunu borçlusunuz. Kimse için kendinizi yarı yolda bırakmayın. Kendini mustuz eden başkasını mutlu edebilir mi, kendini yarı yolda bırakan başkasıyla yolun sonuna kadar yürüyebilir mi, kendi hayallerine sahip çıkmayan başkasının hayallerine destek olabilir mi, kendine verdiği söze ihanet eden başkasına sadık olabilir mi? Hayallerinize giden yolda size kalın duvarlar ören insanlar değil önünüze sağlam köprüler kuran insanlar olsun hayatınızda. Sen bunu yapamazsın, hayır bunu yaparsan beni kaybedersin diyen değil. Kaybedin arkadaşlar çünkü hayallerinize giden yolda bir kayıp ancak bu kadar güzel bir kazanç olabilir sizin için.
                  Ölümlü dünya evet. Yapsam ne farkedeeer vazgeçsem ne farkeder, diyeceksiniz belki. Çok şey fark eder arkadaşlar. Öldüğünüz zaman vazgeçtiklerinizle değil bu hayatta gerçekleştirdiklerinizle anılacaksınız. Hayallerinizi gerçekleştirmek için onaya ihtiyacınız yok, yapamazsın diyen herkes için hayatınızda bir 'yav hee' butonu oluşturun, ona basın ve yürümeye devam edin. Çünkü aslolan sizsiniz. ;)