30 Ekim 2015 Cuma

 

                      10 Dakika

                 Hayat bir koşturmacada akıp gidiyor. Sabah erkenden  uyanıp işe, okula koşturup duruyorsun. Sürekli yapman gereken işler, toparlaman gereken dersler, yetiştirmen gereken bir şeyler var. Hep bir telaş, hep bir yorgunluk..
                 Peki en son ne zaman birine gülümsedin? Ama gerçekten.. En son ne zaman içten bir kahkaha attın, en son ne zaman bir hayvanın başını okşadın, bir çocukla oyun oynadın, en son ne zaman birine yardım ettin, en son ne zaman kendinle başbaşa kalıp sadece kendini dinledin?
                Sorgula kendini. Hayat seni bir robota dönüştürmesin. Kazanma hırsın duygularını köreltmesin. Yaşa, hisset. Her zaman yürüdüğün yolu farklı bir gözle incele, kaçırdığın onlarca detay göreceksin. Çalışırken güleryüzlü ol; insanların gülümsemeleriyle daha çok ısınacaksın. Bir çocukla daha çok vakit geçir; sevginin en saf halini onda bulacaksın, bir köpeğe yemek ver; kimsede göremediğin sadakati onda göreceksin. 
               Her ne yapıyorsan yap, ihmal etme kendini, dinle her zaman iç sesini. Zaman ayır kendine. Sadece 10 dakika dur öylece. Hiçbir şey yapma, hiçbir şey düşünme sadece hisset kendini. Bırak zihninden geçen kötü düşünceleri. Sen sadece hisset kendini, dinle her zaman kalbinin sesini..

                   

23 Ekim 2015 Cuma

                          

                      C8H10N4O2


                Neyin formülü bu başlık dediğinizi duyar gibiyim :) Bu formül hayatımızda bağımlılık yapan bir maddenin formülü, yani kafeinin. 
                İçtiğimiz birçok içecekte kafein bulunsa da pek çoğumuz kahveye aşığız. Sabah ayılmak için, öğlen aralarında sohbet ederken, akşamüstü iş çıkışı yorgunluk kahvesi, akşam kız isteme merasimlerinde bi heycan sunulan kahveler, gece ders çalışırken uykuya direnmek için kupa kupa içilen kahveler.. Gördüğünüz gibi zamansız bir içecek kahve. Hem keyfinize hem hüznünüze eşlik edecek kadar anlayışlı, yalnızlığınızın en lezzetli ortağı. 
                Her ne kadar Türk milleti çaycı olarak bilinse de biz gençlerin kahveye olan ilgisi bu algıyı büyük ölçüde değiştirmiş. Kafe kültürünün artması, değişik sunumlardaki aromalı kahvelerin artması bunların temel sebebi olmuş. Latte, mocha gibi kahveler bizlerin baya ilgisini çekmiş okuduğum birkaç yazıya göre. Ama benim zevkimin aynı olduğunu söyleyemeyeceğim. Ben tamamen türk kahvesi aşığıyım. Modern dünyanın kahvesi latte vb kahveler olsa bile türk kahvesi bana her zaman daha klasik, daha alaturka gelmiştir. Çünkü türk kahvesi yapımından sunumuna kadar başlı başına bir ritüeldir, aşktır. Duygusuz,makinalarda yapılan kahveler gibi değildir. Yapandan yapana lezzeti değişir çünkü içinde duygular vardır. Tabi yine makinayla yapılan türk kahvelerini ayrı tutuyorum. Onlar mochalarla aynı grupta benim için :) 
               Türk kahvesine ölüp biten biri olarak size birkaç bilgi de vermek isterim. Örneğin;kahveye başlangıçta şeker atılmazmış. Osmanlı'ya gelen yabancılar bu acı tattan pek hoşlanmamışlar ve yazılarında,şiirlerinde acı kahveden olumsuz anlamda bahsetmişler. Bu acı sözün biraz da o dönemde Türklere karşı olan korku ve düşmanlığı yansıttığını da söyleyebiliriz. Daha sonra Fransız saraylarında kahveye şeker atılmaya başlanmış ve sonra kahve hızla yayılmış. Suyla ikram edilmesi ise kahve lezzetini en yoğun şekilde almayı sağlamak için.  
                
              Gelelim Türk kahvesinin birkaç özelliğine:


* Dünyanın en eski kahve pişirme yöntemidir.
  • Köpük, kahve ve telveden oluşur.
  • Yumuşak ve kadifemsi köpüğü sayesinde damakta en uzun süre tadını devam ettiren kahve türüdür.
  • Birkaç dakika şekli bozulmadan kalabilen bu leziz köpüğü sayesinde, uzun süre sıcak kalabilir.
  • İnce kenarlı fincanda sunulduğu için, diğer kahve türlerine göre daha yavaş soğur ve böylece daha uzun süren bir kahve keyfi sunar.
  • Yoğun şurupsu kıvamı ile ağızdaki lezzet tomurcuklarını aşırı uyararak hafızada yer eder.
  • Diğer kahve türlerine göre, daha kıvamlı, yumuşak ve aromatiktir.
  • Kendine özgü enfes kokusu ve özel köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayırt edilebilir.
  • Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir.
  • Eşsizdir çünkü kahvesi fincanın içindedir ancak telve olarak dibe çöktüğünden filtre edilmesine ve süzülmesine gerek kalmaz.
  • Hazırlanırken şeker ilave edildiğinden diğer kahvelerde olduğu gibi sonradan tatlandırmaya gerek yoktur.
  • Sağlıklıdır çünkü fincanın dibinde biriken telvesi içilmez.
  • Sıklıkla içildiği halde, miktar olarak fazla olmadığından şişkinlik yapmaz.
  • Diğer kahve türlerine göre, bir içimde daha az kafein içerir.
  • Pişirilirken, şekeri tercihe göre ilave edildiğinden içime hazır halde sunulan tek kahve türüdür.

    Kaynak

    Vikipedi





 2 yıl önce benim yaptığım bir kahve. Şekil kendiliğinden. Siz sadece duygularınızı katın o zaman dünyanın en güzel kahvesi olacaktır :) 

22 Ekim 2015 Perşembe

                         

                              AFFET 

                Birçok defa hayatın ne kadar zor olduğunu düşünmüşsündür. Ama hayatı zorlaştıranın kendin olduğunu hiç düşündün mü?   
                İnsanların yaptıklarını söylediklerini o kadar önemsiyorsunki. Bana şunu dedi, bunu yaptı aslında hiçbirinin önemi yok. Ölümün olduğu bir dünyada insanların sana ne söylediklerinin ya da ne yaptıklarının önemi yok, affet.. Ona inandığın için kendini affet, seni kırdığı için arkadaşını affet, sana bağırdığı için babanı affet.. 
                Affet ve devam et. Sevmekten, güvenmekten, denemekten vazgeçme. Sen hiç çiçekleri döküldü diye vazgeçen ağaç gördün mü? Bırak, dökülsün yerlere çiçeklerin, mevsiminde dökülmezse eğer eskilerin yerine yenileri gelmez. 
               Affetmek, halledilmemiş mesele bırakmamaktır, affet ve hayatına huzurla devam et..




günün şarkısı da bu olsun o zaman :)